Neden Yeni Bir Gezegene İhtiyacımız Var, Dünya Yetmiyor mu?


Aslında böyle bir makale yazmayı pek beklemiyordum ancak bir anda aklıma geliverdi ve düşündüğüm şeyleri sizlere aktarmak istedim. Öyleyse hali hazırda oldukça gündemde olan insanlar için aranan yeni gezegenler konusu hakkında biraz konuşalım.
İlk olarak gezegenimiz dünyadan ve insanlardan biraz bahsedelim. Biz insanlar istesekte istemesekte tüketme alışkanlığına yakalanmış canlılarız. Her zaman daha fazlasını tüketebilmek için çalışırız ve kazandıklarımızla da yeni tüketilecek ürünler alırız, bu en başından bu yana böyle olmuştur.
İktisadi açıdan biz insanların ihtiyaçlarının sınırsız olduğunu farz edilir. Yani örnek verelim, bugün sizin en çok istediğiniz akıllı telefonu size verdiğimizde yarın ondan daha iyisini isteyeceksinizdir. Yeni arabanızı aldıktan sonra ondan daha iyisini isteyeceksinizdir, yada GTX 980 aldıktan sonra hali hazırda çıkmış olan GTX 1080’i istemeniz gibi.
world-population-day-2015-1179-x-504
Yani ihtiyaçlar sınırsızdır fakat işin acı tarafı dünya kaynakları sınırsız değildir. 2050 yılına doğru yaklaşık 10 Milyar nüfüslu bir dünyada tüketim çok daha büyük olacaktır. Şunu da biliyoruz ki ürettiğimiz her şeyde madenlerimizi kullanıyoruz. Peki bu madenler sınırsız mı? Elbette hayır. Bir gün bitecekler, tıpkı petrolün yakında biteceği gibi. İlk bitirdiğimiz şey ise tarım yanı gıda alanı olacak. Gelecekte labaratuarlardan çıkmış gıdalar ile besleneceğiz, bu bir gerçek.
Peki madenlerimiz bittiğinde ne olacak? Üretimde sıkıntılar yaşanacak, belki savaşlar çıkacak. Sonuçta ihtiyaçları sınırsız olan insan o bitmek tükenmek bilmeyen arzusunu bastırmak isteyecektir. O halde kaynakların tükeneceğini bildiğimize göre yeni kaynaklar ortaya çıkarmamız gerekir.
Yeni kaynaklar nerede? Kafanızı kaldırın, biraz daha kaldırın. Gökyüzüne bakın, görüyor musunuz? Yeni kaynaklar orada. Sınırsız ihtiyaçlarımızı karşılamak için yeni kaynaklar… Şimdi en popüleri olan Mars‘ı konuşuyoruz. Nitekim büyük bir aksilik çıkmazsa önümüzdeki 50-100 yıl içerisinde Mars’ta kurduğumuz koloniye seyehat edebileceğiz. Mars’ın madenlerini de unutmamak gerekir. Aynı zamanda yakın gelecekte asteroitlerden ve Ay’dan da maden çıkarılacağını unutmamak gerekir.
what-an-ancient-mars-teeming-with-water-may-have-looked-like-2040-x-1020
Bu konuya biraz örnek vereyim; Araştırmalara göre önümüzdeki 50-60 yıl içerisinde antimoni, bakır, kalay, çinko, gümüş, kurşun, altın ve platin madenleri tükenmiş yada çıkarılmaları riskli ve zor bir duruma gelecektir.
Planetary Resources firmasına göre 30 metre uzunluğundaki asteroitten elde edilecek platin 25-50 Milyar dolar değerinde. Öte yandan 16 Psyche isimli asteroitte bulunduğu düşünülen nikel ve demir madenleri dünyanın üretim ihtiyacını birkaç milyon yıl giderebilir. Bir başka örnek ise Jüpiter uydusu Europa. Uyduda dünyada bulunan sudan daha çok su olduğu düşünülüyor.

interstellar
İnsanlık dünyada doğdu ama burada ölmeyi düşünmedi. -Interstellar

Bunun yanında dünya gibi yaşanabilir olabileceği düşünülen onlarca gezegen keşfedildi. Gözlemleme yeteneğimiz arttıkça yaşanabilir gezegenler konusunda daha net bilgilere ulaşağız ancak yine de olası gezegenler tahmin edebiliyoruz.
Toparlayacak olursak dünyamızın madenlerinin sınırlı olduğunu ve kaynakları hiç olmadığı kadar hızlı tükettiğimizi biliyoruz. Şunu da söylemeliyim dünya hemen 100 yıl sonra yaşanılmaz bir yer olmayacak, bu biraz yavaş işleyen bir süreç ama sonuçta zorluklar çıkacak. Dünya dışındayaşanabilir başka bir gezegen gerekiyor, çünkü dünya yetmiyor, yetmeyecek.


Metin Akpınar
Teknolojiyi ve popüler kültürü takip etmeyi sever, onlar hakkında yazmayı daha çok sever. Ayrıca sizden gelen soruları da cevaplamaktan hoşnut kalır; [email protected] twitter.com/MtnAKPINAR

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir