Türkiye’den Neden Bir Apple Çıkmıyor?


Merhaba Dijitaller ailesi 🙂

Uzunca bir süredir makale yazmadığımı fark ettim. Bu uzun aradan sonra aslında ülkemizin bir sorununu dile getirmek istedim. Biraz eleştirel bir yazı olacağını şimdiden söyleyeyim, o yüzden darılmaca gücenmece yok.

‘’Türkiye’den neden bir Apple çıkmıyor?’’

Bu aslında çok defa duyduğumuz ve içimizden hep geçirdiğimiz bir soru öbeği. Neden ülkemizden bir Apple, Google, Microsoft veya IBM çıkmıyor? Dediğimiz çok oluyor. Aslında bu sorunun gelişi zaten yanlış.
Eğer bir noktayı işaret edip onu hedef alırsak zaten direk yenilmiş bir vaziyette başlamış oluruz. Bizim yapmamız gereken tek şey yapılmayanı yapmak. Zaten girişimcilik de bu değil midir? Yeni ihtiyaçlar yaratmak, yeni pazarlar keşfetmek vesaire…

Tamam, olayı Apple’a veya Google’a endekslemek yanlış, bunu anladık. Peki neden dünya çapında, milyarlarca dolar değerinde bir şirketimiz yok?


Asıl sorulması gereken bu.
Elbette bunun cevabını bir yazıda yazmam imkansız ama kritik bazı sorunlarımız var. Bunlardan bence ilki şimdiki genç neslin aileleri. Ne yazık ki ülkemizdeki ailelerin (anne-baba, büyük anne-baba) önemli bir kesimi eğitimsiz, gelecek kaygısı olmayan, garantici bireylerden oluşuyor. Garantici aile yapısı ne yazık ki genç bireyleri de baskı altında tutarak onları ‘’korumaya’’ çalışıyor. Bu genç beyinlerin girişimci ruhlarını hapse atmak gibi bir şey. (Bkz: Kapağı devlete at.)
Bir diğer önemli detay başarısızlıklara karşı aşırı tahammülsüzlüğümüz. Hatalara toplumsal olarak neredeyse sıfır tolerans gösterdiğimiz gibi küçük genç girişimlere ve onların hedeflerine önem vermiyor, yanlış tercihlerde kapıyı yüzlerine kapıyoruz.
Yine başka bir olay ise özgüven eksikliği. Bunu aslında çevreye, aileye veya topluma endeksleyebiliriz. Girişimci ruh! Sana sesleniyorum. Kaybetmeden asla kazanamazsın. O yüzden hata yapmaktan korkma, kendine güven.
Tabi dev yerli markalarımızın önündeki tek engel toplum ve kültürümüzün bize dayatmaları değil. Eğitim sistemimiz ve devletin verdiği destekler tarafında da ciddi eksiklikleri barındırmaktayız. Fakat son yıllarda en azından devletin girişimcilere verdiği destek kapılarının arttığını şüphesiz rahatlıkla söyleyebilirim.

Yine tamam… Yeni girişimlerin önünde engeller zorlayıcı. Ama mevcutlar neden büyüyemiyor?

Bunun cevabını aslında sizde çok kolay bir gözlemle anlayabilirsiniz. Türkiye’de ki şirketlerin çoğu küçük veya orta ölçekli olarak adlandırılan KOBİ’lerden oluşuyor. KOBİ’lerimiz ne yazık ki bir yere kadar gelişiyor fakat sonrasında o ivmeyi yakalayacak hamleleri yapamıyor. Bunun nedeni yönetimin eksikliği. Aile şirketleri, kurumsallıktan uzak, uzmanlaşmayı önemsemeyen bir yönetim zihniyeti şirketlerimizde mevcut. Üstelik Pazarlama diye bir birimin önemini son birkaç yıla kadar bilmiyorlardı bile.

Bunun aslında en güzel örneği Samsung ile Arçelik’i kıyaslamak olacaktır.

  • Sene 1990;

Arçelik = 1 Milyar Dolar
Samsung = 3 Milyar Dolar

  • Günümüz;

Arçelik = 1.9 Milyar Dolar
Samsung = 80 Milyar dolar üzerinde

Gelecekten umut var mı?

Şahsen bana sorarsanız son derece umutluyum. Evet, sanayileşmede, markalaşmada oldukça geç kaldık. Fakat bundan 15-20 yıl sonra gerçekten çok güçlü markalarımızın olacağını tahmin ediyorum. Vestel, Mavi ve Ülker’in dışarıda yaptığı satın alımlarla bölgesel anlamda önemli kişilerden birisi olmaları buna örnek diyebilirim.

Son olarak

Hayal kurmak bence markalaşma adına atılan en büyük adımdır. Hangi mevkide veya hangi şirketin başında olursanız olun. Hep daha ilerisi hakkında hayaller kurun. Küçük girişimci ruhlu gençlerimiz ise pes etmemeyi öğrenmeli. Aileler ise daha özgürlükçü olmalı. Eğitim sistemi, sistem odaklı olmak yerine insan odaklı, fırsat odaklı olmalı. Kadın ve kızlarımızın iş sektörüne katılımı desteklenmeli.
Ve… Hedefleriniz. Eğer kişisel olarak yada şirket olarak koyduğunuz hedefe ulaşmışsanız aslında kaybetmişsinizdir. Çünkü hedefine ulaşmışsanız demek ki yapabileceğinizden daha azını yapmışsınızdır. Hedeflerinizi yükseğe koymaktan çekinmeyin.
Peki sizce neden Türkiye’den dünya markası çıkmıyor? Eksikler neler?


Metin Akpınar
Teknolojiyi ve popüler kültürü takip etmeyi sever, onlar hakkında yazmayı daha çok sever. Ayrıca sizden gelen soruları da cevaplamaktan hoşnut kalır; [email protected] twitter.com/MtnAKPINAR

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir